Derse gelmeden önceki gerginliğim, daha ilk derste fazlasıyla azaldı. Öncelikle İnanç hocamın anlattığı hikayelerin benim için büyük önemi var. İstemediğim, beni mutlu etmeyen bir işi yapmam diye anlattığım insanlar beni genelde anlamayıp, hayat şartları öyle değil mutlaka yapmak zorunda kalırsın diyor. Bu yüzden benim gibi düşünen ve başkalarının istekleri uğruna kendi tercihlerini yok saymayan insanlar tanımaktan çok memnun oluyorum.
İlk dersle ilgili yorum yapacak olursam, böyle ortamlarda paylaşmak istediğim çok şey olsa bile cesaretimi tamamen toplayıp kendimi öne çıkaramam ve genelde çoğu şey içimde kalır. Mutlu olduğum zaman heyecanlanıyorum, aslında o tatlı heyecan hoşuma gidiyor. Ama bunun sınırını belirleyemediğim için bir süre sonra ben onu kontrol edemiyorum, o beni kontrol etmeye başlıyor. Başlamak benim için en zoru. Hep böyle oldu, başaramazsam konuşamazsam diye heyecandan, aslında ortaya çıkacak gayet iyi bir performansın kalitesini de düşürüyorum bence bazen. Derste yaptığımız 2 dakikalık soru sorma etkinliğinde (aslında etkinlik mi demeliyim tam olarak emin değilim) başta çok heyecanlandım fakat kısa zamanımız vardı ve bir anda sormak istediğim çok fazla soru oldu kafamda. Ve her soru daha garip soruları aklıma getirmeye başladı. Sanırım doğaçlamayı sandığımdan daha fazla sevdiğimi anladım. Umarım yanılmıyorumdur :) Ayrıca içimizdeki heyecanın hiç bitmemesi gerektiğine inanıyorum, sadece kontrol altına almayı öğrenmek lazım..
Yorumlar
Yorum Gönder