Hani klasik pazartesi sendromu
vardır ya.. Benim ilk kez geçen dönem yaşadığım bir histi aslında, yine yoğun
bir hafta başlıyor kendimi hazır hissetmiyorum diye gerilirdim. Bu dönem Pazartesi
günü sced 484 dersi olması bence büyük şans. Saat geçsin de biran önce derse
gideyim diye heyecanla beklerken buldum kendimi.
Bu ders benim için çok
heyecanlı ve eğlenceli geçti. Güzel bir heyecan tabi bu bahsettiğim. Sahne
performansı deneyimlerimizde, ilk olarak iki gönüllü arandığında çıkmak
istemedim açıkcası. Sadece soru sorarak konuşmaları gerekiyordu, onlar
yapamadıkça ben oturduğum yerden kalkıp yapmak istedim. Her gönüllü için
sorulduğunda, bir öncekinden daha heyecanla ve istekle elimi kaldırmak istedim,
ama bir türlü o cesaret gelmedi. En sonlara doğru çıktım ve evet bir kere daha
emin oldum oturduğun yerden oturmakla ya da düşünmekle olmuyormuş. Konuşmamız
gereken konular çeyiz ve matkaptı. Normalde çok fazla şey konuşabilecekken, o
an gerçekten aklıma birşey gelmedi. Yine de çok güzel bir deneyimdi. Sınıfta
herkes birbirine gülüyor, dalga geçiliyor ve bu bence muhteşem bir ortam. Bunu
yaratabilmiş olmak belki de benim yapabileceğimin çok altında bir performans
gerçekleştirmeme rağmen kötü hissetmememe sebep olan. Daha şimdiden iyi ki
almışım bu dersi diyebiliyorum. Önümüzdeki derslerde derse katılma isteğimi de
bu kadar bastırabileceğimi düşünmüyorum :)
Yorumlar
Yorum Gönder